MİGREN

Migren baş ağrısının yer değiştiren tipi olarak ifade edilmektedir. Organik sebebi saptanmayan bir klinik tablo olarak tanınmaktadır.  Başın etrafındaki pek çok yapı baş ağrısına sebep olabilir. En sık görünen sebepler stres, migren, göz yorgunluğu,  dehidrasyon, düşük kan şekeri ve sinüzittir.

migren3
drkamilteker.com

Baş ağrısının yaygın bir nedeni, kafayı dengeli bir şekilde desteklemeyen, düzgün hizalanmamış omurlardır. Bu durumda beyin – beden sinir iletimi ve beyin kan akımı olumsuz etkilenir ve baş ağrısı tetiklenir.

Eğer boynunuzdaki omurlarda düzensizlik varsa bu boyun kaslarınızın gerilmesine yol açar. Gerilmeden dolayı sinirler baskı altında kalır ve ağrı duyusu tetiklenir.

Ağrı kesici ilaçlarla ağrıyı örtmek ve öteleyerek acı hissetmek yerine, omurganın düzensizliğinden kaynaklanan migren ağrılarından Dr. Kamil Teker Yöntemi ile kurtulmanız mümkündür.

Dr. Kamil Teker Yöntemi

Dr. Kamil Teker Yöntemi  özellikle omurgayı rehabilite edebilmektedir. Bu bakımın amacı, temelde baş ağrısı sebebini bulmak ve düzeltmektir.

Tedavi süreci hastanın rahatsızlığının tam anlaşılması ile başlar. Baş ağrısı tedavisinde Dr. Kamil Teker Yöntemi  için bütün hastalarımızdan ayırıcı tanı için çekilmiş tüm tetkikleri değerlendirmeye alınacaktır. Özellikle servikal (boyun) grafileri mutlaka istenmektedir. Yapılan muayene sonucunda eğer boyun omurlarında herhangi gerginlik, kireçlenme veya düzensizlik varsa ağrının potansiyel sebebi olan omurlar arasındaki hizalanma kusuru (subluksasyonlar) tespit edilir.

neck_pain1
drkamilteker.com

Dr. Kamil Teker Yöntemi (DKTY), posturolojik muayene ile bedenin duruş bozuklukları tespit edilir. Postural dengeyi belirleyen göz, çene eklemi, deri ve ayak tabanı uyumlarını bozan etkenler saptanır. Uygun tedavi yöntemleri ile postural denge düzenlenir.

Omurga eklemlerindeki subluksasyon (çıkık) ve hizalanma kusurları nedeniyle ilgili bölgede omurlar arasında blokaj (kitlenme) gelişir. Eklemdeki blokaj nedeniyle eklem kapsülünü oluşturan bağlar gerilir, çevre kaslar kasılır. Gerilim nedeniyle eklem çevresinde sürtünme katsayısı yükselir. Bütün sinir ve damar yapıları basıncın altında ezilir. Sinir iletimi ve kan dolaşımı aksar. Sorunlu bölgedeki tüm yumuşak doku elemanları besin ihtiyaçlarını karşılayamaz, yenilenme süreci duraklar, yozlaşmaya veya kireçlenmeye uğrar.

pn7_neckpain
drkamilteker.com

Omurlar arası eklem hareket açıklığı normal sağlıklı düzene manuel terapi teknikleri (kayropraktik, osteopati, myofasyal gevşeme teknikleri, kas enerji teknikleri vb.) ile çok başarılı kavuşturulabilmektedir. Manuel terapi teknikleri ile omurga eklemlerindeki blokajlar(kitlenme) çözülebilmektedir. Eklem blokajları açılınca, eklem çevresi yumuşak dokuda gerilim ve kasılma normal seviyeye düşünce, kan damarları ve sinir sistemi dalları üzerindeki basınç normal seviyeye iner.

Dayanıklılığı ve esnekliği olmayan sarı – kuru dallara dönüşmüş olan eklem bağları eklem hareketine yardımcı olmak ve eklem bütünlüğünü korumak açısından oldukça yetersiz seviyeye düşebilmektedir. Bu nedenle manuel terapi teknikleri ile sağlanan eklem hareket açıklığının sağlıklı seviyede kalması ve hareket sırasında eklemin tekrar blokaja (kitlenmeye) uğramaması için eklem bağlarının yenilenmesi şarttır. Bu nedenle manuel terapi teknikleri ile sağlanan iyileşme kalıcı olmayabilmektedir.

Omurga sisteminin sağlıklı biyo-mekanik  çalışma düzenini teşekkül edebilmek için yenileyici enjeksiyon tedavisi başlanır.

Ligamentlerin yenilenmesi, ligamentlerin kemiğe yapışma yerinin güçlendirilmesi (lehimlerin yenilenmesi gibi) için proloterapi uygulanması gerekir.

Nöroproloterapi, nöral terapi ve mezoterapi ile deri, faysa ve kas bileşkesindeki yapışıklıklara ve kireçlenmelere bağlı sinir dallarının üzerindeki basınç ve gerilmeleri azaltmak ve sinir uçlarının işlevselliğini ve verimliliğini yeniden kazandırmak mümkündür.

Dr. Kamil Teker Yöntemi kürler halinde verilmektedir. Uygulanacak kür sayısı rahatsızlığın geçmişten gelmiş süresine, büyüklüğüne, yaygınlığına ve hastanın yaşı ile orantılı olarak değişkenlik gösterir. Genç yaşta ve rahatsızlık ilerlememiş tedavilerde iyileşme süresi daha kısadır.

Tedavi şemasına tam ve eksiksiz ayak uyduran hastalarda kalıcı ve güvenli mutlak başarı sağlanması mümkündür.

www.drkamilteker.com