Karpal Tünel Sendromu

Carpal Tünel Sendromu ve Tarsal Tünel Sendromu

Kompartman sendromları:

Kompartman (geçiş tüneli) sendromu; kemik, periost (kemik zarı), fasyalar arasında kalan ve içinden sinir ve damarların geçtiği çevresi kapalı tünel gibi alandır. Kompartmanlar; damar ve sinir paketinin birlikte seyrettiği kol ve bacaklarda gelişebilir.

Bacak (Alt ekstremite) kompartmanları:

Anterior tibial, lateral tibial, yüzeyel posterior, derin posterior.

Kol (Üst ekstremite) kompartmanları:

Superfisyal volar kompartman, derin volar kompartman (superfisyal volar kompartmanla birlikte önkolda en sık tutulan kompartmandır), dorsal kompartman, Henry’nin mobil kaslarını içeren kompartman (m. brachioradialis, m. extensor carpi radialis longus ve brevisi içerir).

Kompartman sendromu: Kapalı osteofasyal veya fasyal bir boşluğun içinde çeşitli nedenlerle basıncın artması sonucunda, bu bölme içindeki dokuların (damar, kas, sinir) basınç altında kalmasıdır.

Sebepler:

  • Damar-sinir paketinin geçtiği tünele bası yapan ve daraltan sebepler,
  • Damar-sinir paketinin geçtiği tünelin içinde basıncı arttıran sebepler.

Damar-sinir paketinin geçtiği tünele bası yapan ve daraltan sebepler,

1-Fasia defektlerinin kapatılması.

2-Dıştan bası; sıkı bandaj ve alçılar, air splints, ekstremite üstüne yatmak.

Damar-sinir paketinin geçtiği tünelin içinde basıncı arttıran sebepler.

  • kanama,
  • damarsal yaralanma, kanama diatezi, antikoagulasyon,
  • kapiller geçirgenliğin artışı,
  • yanık, postiskemik perfüzyon,
  • intraarteriyel ilaçlar,
  • soğuk, donma, cerrahi girişimler,
  • böcek ısırıkları,
  • venöz obstrüksiyon,
  • nefrotik sendrom,
  • popliteal kist,
  • kas hipertrofileri,
  • enfeksiyon,

Kırığa bağlı kompartman sendromu: 

Tibia kırıkları (erişkinde), suprakondiler humerus kırıkları (çocukta), ön kol çift kırığı.

Kompartman sendromu akut veya kronik olarak gelişebilir.

Akut kompartman sendromu sebepleri: 

kırıklar (dirsek, önkol, tibia-fibula, diz çevresi kırılarından sonra), sıkı bandaj ve alçı uygulamaları, postoperatif dönemde, ekstremitedeki sirküler yanıklar, arteriyel iskemiler (oklüzyon-kesi), geniş yumuşak doku yaralanmaları.

Tanı: 

Tanı koymak genelde zordur. Diğer yaralanmalar belirtileri maskeleyebilir. Klasik belirtileri 6P’dir; paresthesia (his kusuru), pain (ağrı, özellikle pasif harekette), pallor (solukluk), paralysis (adele felci), pulselessness (nabızsızlık), pressure (basınç). Pasif ekstansiyonda ağrı erken tanı için patognomoniktir. Şiş kompartman üzerine basmakla olan ağrı en erken ve önemli bir belirtidir. Duyu bozukluğu vardır. Basıncın uzun süre yüksek kalması durumunda ise nöromuskuler hasar nedeni ile parezi ve paresteziler gelişir. Erken dönemde nabız alınamaması arteriyel yaralanmanın belirtisidir. Kapalı kompartmanda normal doku basıncı yaklaşık 0 -10 mmHg’dır. Basıncın 10-30mmHg arası olması anormaldir ve doku oksijenizasyonunu bozar. Diastolik basınç – kompartman basıncı < 30 (∆P).

Ayırıcı tanı: 

Akut arter tıkanması, primer sinir yaralanması, selülit, osteomyelit, gazlı gangren, nekrotizan fasiit, sinovit, tenosinovit, DVT, rabdomyoliz (crush yaralanma). Hepsi lokal ödem yapar, noromuskuler fonksiyonların normal olması ile ayırıcı tanı yapılır ancak unutulmamalıdır ki lokal ödem yapan her durum kompartman basıncında artışa yol açabilir.

Tedavi:

Öncelikle yapılması gereken kompartmana dışardan olan basıyı azaltmaktır. Bunu sağlamak için alçı ve dairevi salgılar rahatlatılır. Alçının çıkarılması kırık redüksiyonunu bozabilir ancak unutulmamalıdır ki redüksiyon tekrar sağlanabilirken dolaşım yetersizliği sonucu oluşabilecek geri dönüşümsüz durumlar ortaya çıkabilir. Alçıdan şerit çıkartmak ya da kapak açmak genelde yetersiz olurken alçının yarısının veya tamamının altındaki pamukla birlikte çıkarılması gerekir. İkinci olarak lokal arteriyel basıncı korumak gerekir. Bunun için de hastayı sistemik hipotansiyondan korumak gerekir. Vazodilatator ajanlardan ve sempatik blokajdan faydalanılabileceği belirtilse de çoğu zaman kullanılmayan yöntemlerdir. Lokal dolaşımı bozan bir diğer etken de ekstremitenin aşırı elevasyonudur, ekstremite kalp seviyesinde tutulmalıdır. Böylece kas metabolizması yavaşlatılarak iskemiye direnci arttırılmaya çalışılır. Zamanında tedavi edilmezse kaslarda nekroz, fibrozis ve irreversible kontraktürler gelişir (Volkmann’ın iskemik kontraktürü). Bası çok erken dönemde ortadan kaldırılırsa basınç altındaki kas, damar ve sinirler giderek normale döner, yani değişiklikler reversibldir.

Medikal tedavi: acil hospitalizasyon yapılır, alçı/ atel/bandaj sökülmesi, elevasyon yapılır, rheomacrodex/heparin vb. ilaçların kesilir, yakın takip yapılır.

Cerrahi endikasyonlar: 

1-Artmış doku basıncına bağlı belirgin nöromuskuler fonksiyon kaybı olması (doku basıncı ölçümle veya palpasyonla belirlenmekte).

2-Doku basıncının >40mmHg veya 3-4 saat 30 mmHg olması (whiteside’a göre >30mmHg olduğu kliniği belirsiz vakalar – periferik vaskuler hastalık, şok olması-). ∆P < 30 mmHg. Cerrahi tedavide acil fasyotomi yapılır.

Komplikasyonlar: 

  • kas sinir yaralanması, kalıcı motor güçsüzlük, hipoestezi, dizestezi,
  • enfeksiyon (kemik, yumuşak doku),
  • myoglobinürik böbrek yetmezliği,
  • kontraktürler, amputasyon.
  • Volkmann’ın iskemik kontraktürü: kompartman sendromunun adele nekrozu ve fibröz doku oluşumu ile karekterize en son şeklidir. Volkmann kontraktürü gelişirse elbileği doğrultulmak istendiğinde parmaklar kıvrılır, açılmaz. Açmak için elbileğini volar fleksiyona getirmek gerekir. Volkman iskemik kontraktürü tedavisi; korreksiyon alçıları, splintleme, yumuşak doku ameliyatları, adele-tendon uzatma, kemik kısaltma, tendon transferi, el bileği artrodezi, serbest adele transferi.

Kronik kompartman sendromu (March gangreni):

Anterior tibial kompartmanda oluşur. Tekrarlayan mikrotravma basınç artışına yol açar. Genç sporcu ve askerlerde sıktır. İstirahatte normale döner. Provakasyon testi ve kompartman basınç ölçümü tanıda önemlidir. Elektif fasiyotomi veya Dr. Kamil Teker Yöntemi ile tedavi edilir.

Korunma: 

Damarlara yakın kırıklarda özellikle dirsek ve ön kol travmalarında kanama, ödem ve kırık uçlarının zedeleyici etkisi sonucu doku basıncı artabilir ve bu artış iskemi, nekrozla sonuçlanabilir. Bu nedenle kırıklar acilen ve kusurzu olarak radukte edlmeli ve rahat pozisyonda tespit edilmelidir. Şişmesi öngörülen travmalarda dairevi alçıdan kaçınılmalı;kırık redükte edilemiyorsa iskelet traksiyonuna alınmalıdır. Hospitalize edilmeyen hastalardolaşım kontrolü yönünden bilgilendirilmeli ağrı, uyuşukluk durumlarında alçıları gevşetilmeli ya da çıkartılmalıdır. Wiger ve arkadaşları 1998 de yaptıkları bir çalışmada kalp seviyesinden 32 cm yukarı kaldırılan ekstremitelerde doku basıncının düştüğünü ancak doku perfüzyonun da bozulduğunu ve duyu kaybı olduğunu bu nedenle alçılı ekstremitelerin kalp seviyesinde tutulmaları gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

Baş Dönmesi ve Meniere

BAŞ DÖNMESİVE MENİERE HASTALIĞI

Baş dönmesi, kişinin uzaydaki konumunu algılayamaması ve dengesini kaybetmesi. Baş dönmeleri çok çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir. Büyük bir kısmı tıbbi nedenlerle meydana gelirken kendi ekseni etrafında bir süre dönmek gibi oryantasyonu bozucu suni nedenlerle de baş dönmesi tetiklenebilir. Bazen düşme hissi veya sersemleme ile birlikte görülebilir. Baş dönmeleri aşağıdaki başlıklar altında incelenir:

  • Vertigo: Kişinin kendisi ya da çevresindeki nesneler dönüyormuş (yuvarlanıyormuş) hissine kapılması. Vertigo bazen mide bulantısı veya kusma ile birlikte gerçekleşir. Baş dönmesi vakalarının yaklaşık %25’i vertigo sınıfına girer.
  • Disequilibrium: En belirgin özelliği dengeyi kaybetmek ve belirli bir yöne doğru düşmektir. Bu sorunda genellikle mide bulantısı veya kusma görülmez.
  • Presenkop: Baş dönmesi ile birlikte kasların boşalması ve bayılacak gibi hissetmek. Presenkoptan bir sonraki aşama senkop yani bayılmadır.

İç kulaktaki herhangi bir hastalık diğer kulak şikayetleride beraber baş dönmesi yapabilir. Ancak sadece baş dönmesi de oluşabilir. Baş dönmesi yapan kulak hastalıkları arasında şunlar sayılabilir:

  • ÜSYE (üst solunum yolu enfeksiyonları) sonrası iç kulak tutulumu
  • Pozisyona bağlı baş dönmesi (BPPV olarak kısaltılır ve iç kulakta dengemizi sağlayan toza benzer bazı maddelerin fizyolojisinin bozulması)
  • Meniere Hastalığı (İç kulaktaki sıvıların kimyasal durumlarının değişerek basınç artışı yapması)
  • Kronik orta kulak iltihaplarının iç kulağa yayılması (labirentit)
  • Menenjit veya diğer ateşli hastalıkların içkulağı etkilemesi
  • İç kulakta veya iç kulak sinirindeki tümöral hastalıklar

Baş Dönmesi ve Dr. Kamil Teker Yöntemi

Bütün yukarıda anlatılan sebeplere ek olarak iç kulaktaki denge koordinasyon merkezinin duyu fonksiyonlarını yürüten sinir dallarının osteoartrit  gibi sebeplerle işlevlerinde görülen kesintiler nedeniyle de baş dönmesi izlenebilir. Cranio-servikal bölgedeki instabilite (gevşeklik) nedeniyle de çevre yumuşak dokuda gelişen gerilim ve kasılma nedeniyle denge merkezine kan taşıyan damarlar ezilmekte ve kan akımı azalmaktadır. Bunun yanında denge merkezinin sinir duyusunu sağlayan sinir dalları üzerindeki normalden fazla basınç nedeniyle sinir dallarının iletim işlevi yetersiz düzeye düşmektedir. Denge-koordinasyon merkezinin proprioseptif ( farkındalık) duyusundan ve oksijen sunumundaki eksiklikten dolayı düzenli ve dengeli çalışması aksar. İlerleyen zaman içinde sorun daha büyür ve denge merkezi birimleri yetersiz bakım ve onarım desteğinden mahrum kaldıkça yozlaşmakta, kireçlenmekte yani çölleşmektedir. Bu aksaklığın klinik yansıması baş dönmesi, havada yürüyormuş gibi dengesizlik, semsemlik vb. şikayetlerle ifade edilebilmektedir.

Manuel terapi teknikleri ve yenileyici injeksiyon tedavisi kombinasyonundan oluşan Dr. Kamil Teker Yöntemi ile iyileştirilmesi mümkündür.

Duruş bozuklukları postural düzeltme teknikleri ile mutlaka düzeltilmektedir.

Omurga hizalanma kusurları manuel terapi (kayropraktik, osteopati, kas-enerji tekniği vb.) teknikleri ile onarılmaktadır.

Yenileyici enjeksiyon tedavisi (proloterapi, mezoterapi, ozon terapi, PRP, vb.) ile omurga sağlamlığını sağlayan yumuşak doku elemanlarının yenilenmesi, sinir duyusunun restore edilmesi, kan ve lenfatik dolaşımının sağlanması ile sağlıklı, esnek ve dayanıklı yumuşak doku elemanları yeniden gelişir.

Bu nedenle tekrar etmek istiyorum, sebebe yönelik inceleme yapmak şartıyla, teşhisi omurga hizalanma kusuru ve kireçlenme nedeniyle gelişen baş dönmesi ve Meniere Hastalığı Dr. Kamil Teker Yöntemi ile kalıcı ve orijinal olarak iyileştirilebilmektedir.

Dr. Kamil Teker Yöntemi İLE BAŞ DÖNMESİ VE MENİERE HASTALIĞI TEDAVİ EDİLEBİLMEKTEDİR.

Sağlıklı günler dilerim.

Dr. Kamil Teker

 

Proloterapi Tedavisi

 Proloterapi Tedavisi

Proloterapi ameliyatsız tedavidir. Proloterapi kullanılırsa insanlar ameliyat olmaktan kurtulurlar.” diyor. İşte 7 soruda Proloterapi ve cevapları…

1-Proloterapi Nedir?
Eklem, kıkırdak, kas ve tendon aşınma ve kireçlenmesini engelleyen bir enjeksiyon tekniğidir.

2-Proloterapi Hangi Hastalıklarda Kullanılır?
Diz Aşınması, Diz Kireçlenmesi, Gonartroz, Menisküs, Kalça artrozu, Kalça kireçlenmesi, Avaskuler nekroz, İyileşmeyen Kırıklar, Tenisçi Dirseği, Golfçu dirseği, Tendinit, Bursit, Osgood Schlatter, Bel Fıtığı, Diskopati, Kanal Daralması, Plantar Fasitis, Morton Nörinoması, Boyun Fıtığı, Omuz Kireçlenmesi, Topuk dikeni, Aşil Tendiniti, Fibromiyalji, Migren

3-Tedavi Süresi Nedir? Ne Kadar Zamanda İyileşirim?
Proloterapide uygulanan enjeksiyon sonrası 3. Haftada rejenerasyon (iyileşme) başlar. 3 hafta arayla, aynı noktaya yapılan hücre yenilemesini (rejenerasyonu) tetikleyen enjeksiyonların şeklinde yapılır.

4-Proloterapinin Kimlere Yapılması Sakıncalıdır?

  •     Hamileler
  •     Kanamalı Hastalığı Olanlar
  •     Aktif enfeksiyonu Olanlar
  •     Kemoterapi Alanlar
  •     Kortizon Kullananlar
  •     Pıhtılaşmayı Azaltan İlaçlar ( coumadin, heparin) Kullananlar

5-Proloterapinin Yan Etkileri Nelerdir?
Proloterapinin önemli bir yan etkisi yoktur. Tekniğine uygun, sterilite ve dezenfeksiyon kurallarına sadık kalarak yapılırsa yan etki olmaz. Ancak bu kurallar ihlal edilirse: Lokal enfeksiyonlar,lokal alerji, kaşıntı, kızarıklıklar gibi normal sıradan bir enjeksiyonda görülen yan etkiler görülür.

6-Proloterapinin Etkinlik Süresi Nedir?
İyileşme sağlandıktan sonra yeniden rahatsızlanmak diye bir şey söz konusu değildir. Kalıcı iyileşme sağlar. Vücudunuzu ve eklemlerinizi aşırı zorlamadıktan sonra nüksetmesi söz konusu değildir.

7-Proloterapi Kimler Tarafından Uygulanır?
120 saatlik Proloterapi eğitimini, Bilimsel Proloterapi Derneğinden almış; bu eğitim sonrasında yapılan teorik ve pratik sınavdan başarılı not almış olan hekimler proloterapi uygulayabilir.

Ayak Bileği

Ayak Bileği

İnsan anatomisinde ayak bileği eklemiayak ile bacağın birleştiği yerde oluşmuştur. Ayak bileği, veya talocrural eklem, tibia ve fibulanın iki distal ucunu bağlayan sinovyal menteşe tipi bir eklemdir. Tibia ve talus arasındaki eklem, daha küçük olan fibula ve talus arasındaki eklemden daha fazla ağırlık taşır.

Hareket

Ayak bileği eklemi, ayağın dorso-fleksiyon (ayak parmaklarını yukarı kaldırıp sadece ökçenin üzerinde duruş) ve plantar fleksiyon (ayak parmaklarını aşağı doğru hareket ettirip sadece parmaklar üzerinde duruş) hareketlerinden sorumludur. Ayaktaki eklemlerin azami hareketlerini yapmasını sağlar. Kendi ekseni etrafında dönmez.

Plantar fleksiyonda, eklemin anterior ligamentleri uzarken posterior ligamentleri kısalır. Tersi de dorsofleksiyon için doğrudur.

Eklem

Fibulanın lateral malleolusu ve tibianın medial malleolus, tibianın distal ucunun alt yüzeyi boyunca talusun üç eklem yüzeyi ile eklem yapar. Bu yüzeyler kıkırdak ile kaplıdır.

Anterior talus, posterior talustan daha geniştir. Ayak, dorsofleksiyon yaptığı zaman superior talusun geniş kısmı, tibia ve fibulanın eklem yüzeylerinin içine doğru hareket ederek ayağın plantar fleksiyon yapmış halinden daha sabit bir eklem oluşturur.

Ligamentler

Ayak bileği eklemi, güçlü deltoid ligament ve üç lateral ligament: anterior talofibular ligament, posterior talofibular ligament ve kalkaneofibular ligament tarafından bağlanır.

  • Deltoid ligament, eklemin medial tarafını destekler ve tibianın medial malleolusuna ilişir.Kalkaneus sustentakulum talisi, kalkaneonavikular ligamenti, navicular tuberositi ve talusun medial yüzeyi olmak üzere dört noktada bağlanır.
  • Anteriorve posterior talofibular ligamentler eklemin lateral tarafını, fibulanın lateral malleolusundan talusun dorsal ve ventral uçlarına kadar destekler.
  • Kalkaneofibular ligament, lateral malleolusa ve kalkaneusun lateral yüzeyine ilişir.

Eklem, en çok dorso-fleksiyonda sabittir ve bilek burkulması genelde ayak plantar fleksiyonda iken meydana gelir. Bu çeşit bir incinme sıklıkla anterior talofibular ligamentin başına gelir.

Ayak bileği rahatsızlıkları:

  • Topuk ağrıları
  • Nasırlar ve Tırnak Batması
  • Hallux Valgus (başparmak eğilmesi)
  • Ayak ve Ayak Bileği Kireçlenmeleri
  • Kas, Tendon Bağ Yaralanmaları, Sinir Sıkışmaları (tarsal tünel sendromu),
  • Çocuklarda Ayak Sorunları, Düz Tabanlık, Çarpık Ayaklar,
  • Topuk ve Parmak Kemiklerindeki Deformasyonlar,

Ayak eklemini oluşturan elemanlardan herhangi birinde (kemikler, ligamentler, tendonlar, kaslar, faysa, sinir dalları ve deri) gelişen sorunlar ayak eklem hareketini olumsuz etkileyebilmektedir. Ayak eklem elemanlarının etkilenme şiddetine bağlı olarak eklem çevresi dokuda gerilim ve sertlik gelişmektedir. Hareket açıklığını etkilediği oranda ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açmaktadır. Zaman ilerledikçe eklemi oluşturan elemanlarda kireçlenme ilerledikçe ayak bileği hareketlerinden ağrı duymamak için kaçınma ve gece uykudan uyandıran sürekli yanma, sızlama, iğne batması vb. şikayetler yerleşmektedir.

Ayaktaki eklemlerde etkilenen elemana göre farklı isimler adı altında ayak rahatsızlıkları sınıflandırılsa da temelde başlangıçta etkilenen elemana göre isimlendirilmektedir.

Ayak bileği eklemi bütünlüğünü ve hareketini yöneten esas faktör sinir dalları veya sinir duyusudur. Sinir duyusunun etkilendiği her rahatsızlıkta eklem elemanlarının ahenkli, esnek ve dengeli çalışma düzeni bozulmaktadır. Normal sağlıklı eklemde lenfatik dolaşım, kan dolaşımı ve sinir duyusu verimli ve aktif iken eklem içi gerilimi artmış, sertleşmiş eklemde eklemin elemanlarını besleyen sistemde yetersizlik yaşanmaktadır. Bu yetersizlik tablosu düzeltilmedikçe eklem aşınmakta, yozlaşmakta ve kireçlenmektedir.

Eklemi oluşturan elemanlardan herhangi birinde gelişen yetersizlik eklem dengesini bozmaktadır. Dengeli çalışmayı desteklemek ve yetersizlik yaşayan elemanı korumak amacıyla eklem kapsülünde gerilim artmakta ve eklemi oluşturan dokular sertleşmektedir. Bu gerilim ve sertleşme nedeniyle her harekette eklem içi sürtünme şiddetine bağlı olarak bağlarda ve kaslarda ödem, yırtılma ve hatta kopma gelişmektedir.

Bunun yanında ayak bileği eklemi sinir duyusu bel bölgesinden köken almaktadır. Bel bölgesinde kireçlenme ve fıtıklaşma nedeniyle sinir kökleri ezildikleri oranda ayak eklemine yansıyan ağrı ve ayak ekleminde sertlik gelişebilmektedir. Bel ekleminin iyileştirilmesi için gerekli tedavi uygulanmadığı sürece ayak ekleminde sertlik ilerlemekte ve eklem kapsülündeki gerilim nedeniyle yine bağlarda ve kaslarda ödem, yırtılma ve hatta kopma saptanabilmektedir.

Ayak Bileği Ağrısı nedenleri

  • Artrit
  • Ayak Bileği Burkulmaları, Kemiklerde Çatlaklar
  • Tendon İltihabı
  • Kıkırdak Hasarı
  • Gut

Mutlaka doktora görünmeniz gereken bazı belirtiler şöyle:

  • Birkaç günden daha fazla süren ve tekrarlayan ayak bileği ağrısı
  • Gece ya da dinlenirken ortaya çıkan ayak bileği ağrısı

Ayak Bileği ve Dr. Kamil Teker Yöntemi

Ayak bileğindeki rahatsızlığın sebebini saptamak üzere birinci adımda hasta detaylı muayene edilir. Ana sebep saptandıktan sonra ana sebep ve yol açtığı sonuçları kapsayan tedavi yaklaşımı ile  tam şifa sağlanabilmektedir.

Ayak tabanı yere temas kusurlarında postural denge düzenlenerek tedaviye başlanmaktadır. Öncelikle ayak bileği rahatsızlıklarında sağlıklı ayakkabı kullanılması vazgeçilemez şarttır.

Terlik kullanılması terk edilmelidir. yürüme süresi boyunca terliğin ayakta kalması için ayak eklem hareketleri sınırlandırılmaktadır. bu sınırlama ayak eklem bağlarının daha hızlı yozlaşmasına sebep olabilmektedir.

Yüksek topuklu, kalın tabanlı ve sert tabanlı ayakkabılar yürüme ve ayakta durma sırasında ayak bileğinde tüm eklemlerdeki esnek hareketi engellemekte ve eklem bağlarının hızlı yıpranmasına  yol açmaktadır.

Ayak tabanı yere temas kusurlarının düzeltilmesi, sağlıklı ayakkabının kullanılmasına ek olarak ayak bileğinin esnekliğini geliştiren egzersizler tedaviye eklenir.

Ayak bileği eklemlerindeki subluksasyonlar (çıkık) nedeniyle eklem kilitlenmektedir. Eklemin kilitlenmesi, hareketle kemikler arasında gözlenen ritmik kayma hareketinin kaybolması ve eklem kapsülündeki gerilim nedeniyle sinir duyusunun bozulması ve eklem içi sıvı içeriğinin azalması sonucu zamanla yaklaşık 6 ayda kireçlenme gelişmektedir.

Dr. Kamil Teker Yöntemi ile ayak bileğinde eklemlerdeki kemikler arasındaki hizalanma kusurları, subluksasyonlar (çıkık) manüplasyon ve mobilizasyon teknikleri ile düzeltilebilmektedir. Manuel terapi teknikleri ile ayak bileği eklem hareket açıklığı normal düzene kavuşturulur.

Ayak bileği eklemini oluşturan yıpranmış, yozlaşmış bağlar yenileyici enjeksiyon tedavisi yenilenmeye teşvik edilebilmektedir. Eklem kapsülünü oluşturan bağların ve çevre yumuşak dokunun (kas,fasya, deri, vb) onarılması ve yenilenmesi sağlanır.

Ayak bileğini oluşturan kemikler arası uyum ve eklem bağları arasındaki denge kurulduğu oranda ayak bileğinde ağrı ve hareket kusuru kaybolmaktadır: ameliyatsız ve ilaçsız…

Tedavi programı tamamen doğal ve zararsız olup eklemin orjinalliğini bozmadan eklemdeki hareket kusurunu onarma metodudur.

Ayak bileği rahatsızlıklarında Dr. Kamil Teker Yöntemi doğal ve hasarsız tedavi seçeneği sunmaktadır.

 

Ayak ve ayak bileği rahatsızlıkları

Ayak bileği(anterolateral)

  • Meniskoid cisim
  • İntermediyet dorsal kutanöz sinirin nöraljisi
  • Peroneal tenosinovit

Ayak bileği medial

  • Tarsal tünel sendromu
  • Tibialis posterior tendinozis

Ayak tabanı metotarsal bölge

  • Nasır ve kalluslar
  • İnterdigital sinir ağrısı (morton nöroma)
  • Metatarsalji
  • Metatarsofalendeal eklem ağrısı
  • Sesamoidler

Topuk (plantar)

  • İnferior kalkaneal bursit,
  • Plantar fasiozis

Topuk (posterior)

  • Aşil tendon entesopatisi
  • Anterior aşil tendon bursiti
  • Posterior aşil tendon bursiti

Topuk (yanlar)

  • Kalkaneus epifiziti (Sever hastalığı)
  • Medial plantar sinir tuzaklanması

Plantar ark (taban)

  • Plantar faysa incinmesi
  • Plantar fibromatozis

Ayak parmağı

  • Bunyon
  • Çekiç parmak
  • Tırnak batması
  • Dolama
  • Onikomikoz