Karpal Tünel Sendromu

Carpal Tünel Sendromu ve Tarsal Tünel Sendromu

Kompartman sendromları:

Kompartman (geçiş tüneli) sendromu; kemik, periost (kemik zarı), fasyalar arasında kalan ve içinden sinir ve damarların geçtiği çevresi kapalı tünel gibi alandır. Kompartmanlar; damar ve sinir paketinin birlikte seyrettiği kol ve bacaklarda gelişebilir.

Bacak (Alt ekstremite) kompartmanları:

Anterior tibial, lateral tibial, yüzeyel posterior, derin posterior.

Kol (Üst ekstremite) kompartmanları:

Superfisyal volar kompartman, derin volar kompartman (superfisyal volar kompartmanla birlikte önkolda en sık tutulan kompartmandır), dorsal kompartman, Henry’nin mobil kaslarını içeren kompartman (m. brachioradialis, m. extensor carpi radialis longus ve brevisi içerir).

Kompartman sendromu: Kapalı osteofasyal veya fasyal bir boşluğun içinde çeşitli nedenlerle basıncın artması sonucunda, bu bölme içindeki dokuların (damar, kas, sinir) basınç altında kalmasıdır.

Sebepler:

  • Damar-sinir paketinin geçtiği tünele bası yapan ve daraltan sebepler,
  • Damar-sinir paketinin geçtiği tünelin içinde basıncı arttıran sebepler.

Damar-sinir paketinin geçtiği tünele bası yapan ve daraltan sebepler,

1-Fasia defektlerinin kapatılması.

2-Dıştan bası; sıkı bandaj ve alçılar, air splints, ekstremite üstüne yatmak.

Damar-sinir paketinin geçtiği tünelin içinde basıncı arttıran sebepler.

  • kanama,
  • damarsal yaralanma, kanama diatezi, antikoagulasyon,
  • kapiller geçirgenliğin artışı,
  • yanık, postiskemik perfüzyon,
  • intraarteriyel ilaçlar,
  • soğuk, donma, cerrahi girişimler,
  • böcek ısırıkları,
  • venöz obstrüksiyon,
  • nefrotik sendrom,
  • popliteal kist,
  • kas hipertrofileri,
  • enfeksiyon,

Kırığa bağlı kompartman sendromu: 

Tibia kırıkları (erişkinde), suprakondiler humerus kırıkları (çocukta), ön kol çift kırığı.

Kompartman sendromu akut veya kronik olarak gelişebilir.

Akut kompartman sendromu sebepleri: 

kırıklar (dirsek, önkol, tibia-fibula, diz çevresi kırılarından sonra), sıkı bandaj ve alçı uygulamaları, postoperatif dönemde, ekstremitedeki sirküler yanıklar, arteriyel iskemiler (oklüzyon-kesi), geniş yumuşak doku yaralanmaları.

Tanı: 

Tanı koymak genelde zordur. Diğer yaralanmalar belirtileri maskeleyebilir. Klasik belirtileri 6P’dir; paresthesia (his kusuru), pain (ağrı, özellikle pasif harekette), pallor (solukluk), paralysis (adele felci), pulselessness (nabızsızlık), pressure (basınç). Pasif ekstansiyonda ağrı erken tanı için patognomoniktir. Şiş kompartman üzerine basmakla olan ağrı en erken ve önemli bir belirtidir. Duyu bozukluğu vardır. Basıncın uzun süre yüksek kalması durumunda ise nöromuskuler hasar nedeni ile parezi ve paresteziler gelişir. Erken dönemde nabız alınamaması arteriyel yaralanmanın belirtisidir. Kapalı kompartmanda normal doku basıncı yaklaşık 0 -10 mmHg’dır. Basıncın 10-30mmHg arası olması anormaldir ve doku oksijenizasyonunu bozar. Diastolik basınç – kompartman basıncı < 30 (∆P).

Ayırıcı tanı: 

Akut arter tıkanması, primer sinir yaralanması, selülit, osteomyelit, gazlı gangren, nekrotizan fasiit, sinovit, tenosinovit, DVT, rabdomyoliz (crush yaralanma). Hepsi lokal ödem yapar, noromuskuler fonksiyonların normal olması ile ayırıcı tanı yapılır ancak unutulmamalıdır ki lokal ödem yapan her durum kompartman basıncında artışa yol açabilir.

Tedavi:

Öncelikle yapılması gereken kompartmana dışardan olan basıyı azaltmaktır. Bunu sağlamak için alçı ve dairevi salgılar rahatlatılır. Alçının çıkarılması kırık redüksiyonunu bozabilir ancak unutulmamalıdır ki redüksiyon tekrar sağlanabilirken dolaşım yetersizliği sonucu oluşabilecek geri dönüşümsüz durumlar ortaya çıkabilir. Alçıdan şerit çıkartmak ya da kapak açmak genelde yetersiz olurken alçının yarısının veya tamamının altındaki pamukla birlikte çıkarılması gerekir. İkinci olarak lokal arteriyel basıncı korumak gerekir. Bunun için de hastayı sistemik hipotansiyondan korumak gerekir. Vazodilatator ajanlardan ve sempatik blokajdan faydalanılabileceği belirtilse de çoğu zaman kullanılmayan yöntemlerdir. Lokal dolaşımı bozan bir diğer etken de ekstremitenin aşırı elevasyonudur, ekstremite kalp seviyesinde tutulmalıdır. Böylece kas metabolizması yavaşlatılarak iskemiye direnci arttırılmaya çalışılır. Zamanında tedavi edilmezse kaslarda nekroz, fibrozis ve irreversible kontraktürler gelişir (Volkmann’ın iskemik kontraktürü). Bası çok erken dönemde ortadan kaldırılırsa basınç altındaki kas, damar ve sinirler giderek normale döner, yani değişiklikler reversibldir.

Medikal tedavi: acil hospitalizasyon yapılır, alçı/ atel/bandaj sökülmesi, elevasyon yapılır, rheomacrodex/heparin vb. ilaçların kesilir, yakın takip yapılır.

Cerrahi endikasyonlar: 

1-Artmış doku basıncına bağlı belirgin nöromuskuler fonksiyon kaybı olması (doku basıncı ölçümle veya palpasyonla belirlenmekte).

2-Doku basıncının >40mmHg veya 3-4 saat 30 mmHg olması (whiteside’a göre >30mmHg olduğu kliniği belirsiz vakalar – periferik vaskuler hastalık, şok olması-). ∆P < 30 mmHg. Cerrahi tedavide acil fasyotomi yapılır.

Komplikasyonlar: 

  • kas sinir yaralanması, kalıcı motor güçsüzlük, hipoestezi, dizestezi,
  • enfeksiyon (kemik, yumuşak doku),
  • myoglobinürik böbrek yetmezliği,
  • kontraktürler, amputasyon.
  • Volkmann’ın iskemik kontraktürü: kompartman sendromunun adele nekrozu ve fibröz doku oluşumu ile karekterize en son şeklidir. Volkmann kontraktürü gelişirse elbileği doğrultulmak istendiğinde parmaklar kıvrılır, açılmaz. Açmak için elbileğini volar fleksiyona getirmek gerekir. Volkman iskemik kontraktürü tedavisi; korreksiyon alçıları, splintleme, yumuşak doku ameliyatları, adele-tendon uzatma, kemik kısaltma, tendon transferi, el bileği artrodezi, serbest adele transferi.

Kronik kompartman sendromu (March gangreni):

Anterior tibial kompartmanda oluşur. Tekrarlayan mikrotravma basınç artışına yol açar. Genç sporcu ve askerlerde sıktır. İstirahatte normale döner. Provakasyon testi ve kompartman basınç ölçümü tanıda önemlidir. Elektif fasiyotomi veya Dr. Kamil Teker Yöntemi ile tedavi edilir.

 

Korunma: 

Damarlara yakın kırıklarda özellikle dirsek ve ön kol travmalarında kanama, ödem ve kırık uçlarının zedeleyici etkisi sonucu doku basıncı artabilir ve bu artış iskemi, nekrozla sonuçlanabilir. Bu nedenle kırıklar acilen ve kusurzu olarak radukte edlmeli ve rahat pozisyonda tespit edilmelidir. Şişmesi öngörülen travmalarda dairevi alçıdan kaçınılmalı;kırık redükte edilemiyorsa iskelet traksiyonuna alınmalıdır. Hospitalize edilmeyen hastalardolaşım kontrolü yönünden bilgilendirilmeli ağrı, uyuşukluk durumlarında alçıları gevşetilmeli ya da çıkartılmalıdır. Wiger ve arkadaşları 1998 de yaptıkları bir çalışmada kalp seviyesinden 32 cm yukarı kaldırılan ekstremitelerde doku basıncının düştüğünü ancak doku perfüzyonun da bozulduğunu ve duyu kaybı olduğunu bu nedenle alçılı ekstremitelerin kalp seviyesinde tutulmaları gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

 

Site Protection is enabled by using WP Site Protector from Exattosoft.com
%d blogcu bunu beğendi: